Merhametli Çoban - Dini Masallar
|

Merhametli Çoban

Küçük Köy, Büyük Kalp – Dini Masallar

Bir zamanlar, yüksek dağların eteğinde, yemyeşil vadilerin arasında küçük bir köy varmış. Bu köyde yaşayan herkes birbirini tanır, sevinçte ve hüzünde bir araya gelirmiş. Köyün en bilinen simalarından biri ise henüz 10 yaşında olmasına rağmen herkese yardım etmeye çalışan bir çocukmuş: Ali Çoban.

Ali’nin babası çobanmış. Koyunlara, kuzulara, dağlara alışkın bir adam. Ancak bir gün hastalanınca sürüye bakma görevi Ali‘ye düşmüş.

Merhametli Coban Masal Oku Merhametli Çoban

Annesi ona yumuşak bir battaniye, bir testi su ve bir avuç hurma vermiş.
— “Evladım,” demiş, “hem hayvanlara hem doğaya iyi davran. Allah iyilik edenleri sever.”

Ali başını sallamış ve babasının değneğini omzuna alarak yola koyulmuş. Sürüyü önüne katıp dağlara doğru yürümüş. İçinden sürekli dua etmiş:

“Allah’ım, doğru olanı yapayım, hiçbir cana zarar vermeyeyim.”

Merhametle Sınanmak

Günlerden bir gün, Ali sürüyü otlatırken küçük bir kuzu sürüden ayrılmış. Uzakta, bir dikenli çalılığın arasında ayağına diken batmış ve yere yığılmış.

Ali hemen koşmuş, kuzunun ayağını incelemiş. Kuzu acı içinde melemiş.

Ali korkmuş: “Ya kuzu ölürse? Ya babam bana kızarsa?”

Ama içinden bir ses ona şöyle demiş:

“Unutma, Peygamber Efendimiz bile hayvanlara merhamet gösterenleri överdi.”

Ali kuzuya su vermiş, dikenleri yavaşça çıkarmış, sonra onu sırtına almış ve eve kadar taşımış. Diğer sürüyü dağda bırakmak zorunda kalmış ama kuzuyu yalnız bırakmamış.

Köye vardığında babası onu karşılamış:
— “Diğer koyunlar nerede?”

Ali gözleri dolarak anlatmış:

— “Biri düşmüştü baba. Diğerlerini bıraktım ama onu bırakmaya gönlüm razı olmadı.”

Babası gülümsemiş, sonra başını okşamış:

— “Doğru olanı yaptın. Allah senden razı olsun. Çünkü bir cana merhamet etmek, bin sevaptır.”

Merhametli Coban Cocuk Masallari Merhametli Çoban

Bilge Dedeyle Karşılaşma

Ertesi gün Ali dağda sürüyü ararken köyün yaşlı bilgesi olan Dede Hasan’la karşılaşmış. Dede Hasan, elinde bastonu, sırtında heybesiyle Ali’ye yaklaşmış:

— “Kuzuyu sırtında taşıyan çocuk sen misin?”

Ali utanarak başını sallamış.

— “Ben sadece elimden geleni yaptım.”

Dede Hasan gözlerini kısmış ve cebinden küçük bir taş çıkarmış. Taşın üstünde bir ayet yazılıymış:

“Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibidir.” (Maide Suresi, 32)

— “Bu taşı yanında taşı, evlat,” demiş dede. “İyilik bazen küçük başlar ama duaları göğe taşır.”

Gece Gelen Huzur

O gece Ali, yıldızlara bakarak uyumuş. Düşünde bir koyun sürüsüyle birlikte yürürken etrafında melekler uçuşuyormuş. Her biri ona teşekkür ediyor, “Merhametin Allah katında karşılıksız kalmaz,” diyorlarmış.

Sabah uyandığında babası ona bir hediye vermiş: El yapımı bir çoban çanı.
— “Bu senin. Artık sen de gerçek bir çobansın. Ama çanı taşımak değil, kalbinde merhameti taşımak seni çoban yapar.”

Masalın Mesajı

Bu masal bize öğretir ki, merhamet en büyük erdemlerden biridir.
Dini masallar, sadece inanç değil, ahlak ve sevgi taşır.
Her çocuk bir gün sınanır; doğruyu seçenler, ışıkla ödüllendirilir.

Benzer Masallar

  • |

    Rüzgarla Yarışan Çocuk

    Rüzgarla Yarışan Çocuk – Masal Oku Bir varmış bir yokmuş… Uzak bir köyde, Ali adında meraklı, tatlı bir çocuk yaşarmış. Ali’nin en sevdiği şey, kırlarda koşmakmış. Ama koşmayı sevse de bir türlü hızlı olamazmış.Arkadaşları koşu yarışları yaparken Ali hep geride kalırmış. Bir gün okulda duyuru yapılmış:— “Bu yıl da Bahar Koşusu düzenleniyor! Katılmak isteyenler öğretmenine…

  • |

    Uykucu Baykuş ile Rüzgâr

    Uykucu Baykuş ile Rüzgâr – 6 Yaş Masalları Bir varmış bir yokmuş…Gökkuşağının bittiği yerde, çiçeklerin konuştuğu, ağaçların şarkı söylediği bir ormanda Uykucu Baykuş adında bir kuş yaşarmış. Uykucu Baykuş’un gerçek adı Uluvi’ymiş ama herkes onu çok uyuduğu için Uykucu Baykuş diye çağırırmış. Gün boyunca gözlerini yarı açık tutar, gece olunca da uyumaya devam edermiş. Diğer…

  • |

    Uçan Balonun Sırrı

    Uçan Balonun Sırrı – Kısa Masallar Küçük bir çocuğun büyük hayali Efe, 5 yaşında, hayal kurmayı çok seven bir çocuktu. Gök yüzüne baktığında bulutları hayvanlara benzetir, rüzgârla konuşur, ayın yüzünde gülen bir surat görürdü. Ama en büyük hayali, bir gün gökyüzüne çıkmak ve yukarıdan dünyayı izlemekti. Bir gün annesi, parkta oynarken ona kırmızı, büyükçe bir…

  • |

    Ay Işığında Sallanan Salıncak

    Ay Işığında Sallanan Salıncak – Uyku Masalları Bir zamanlar küçük ve sessiz bir köyde, Elif adında sevimli mi sevimli bir kız çocuğu yaşarmış. Elif gündüzleri neşeyle oynar, kahkahalarla etrafı çınlatırmış. Ama geceleri… İş uyumaya gelince işler değişirmiş. Elif, karanlıktan biraz korkar, odasında yatmak istemezmiş. Annesi her gece masal anlatır, yanında bekler, hatta şarkılar bile söyler…

  • |

    Zaman Sandığı

    Zaman Sandığı – 6 Yaş Masalları Ertelemenin Ustası Arda, 7 yaşında, meraklı mı meraklı bir çocuktu. Ama bir huyu vardı ki, annesi de babası da bu yüzden biraz dertliydi:Her şeyi erteliyordu. — “Arda, ödevini yaptın mı?”— “Yapacağım birazdan…” — “Odanı topladın mı?”— “Az sonra…” — “Dişlerini fırçaladın mı?”— “Sonra, sonra…” Ve o “sonra”lar hiç gelmiyordu….

  • |

    Yastık Adası’na Yolculuk

    Yastık Adası’na Yolculuk – Uyku Masalları Uykuya Direnen Emir Emir, 5 yaşında, meraklı mı meraklı bir çocuktu.Uyumayı pek sevmezdi. Geceleri gözleri açık yatakta döner durur,“Biraz daha oyun oynasam…” diye iç geçirirdi. Bir gece, annesi odasına geldi, saçlarını okşadı ve şöyle fısıldadı:— “Emirciğim, uyku yalnızca dinlenmek değil, bazen masal gibi bir yolculuktur.” Emir başını yastığa koydu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir